×
KADEREİMANETTİK Mİ?
Kadere Gerçekten İman Ettik mi?

Kardeşim hoca efendilerin hemen hemen hepsi, aynı şeyleri anlatıyorlar. Burada yer vermediğim, diğer hoca efendilerin de kurdukları cümleler, verdikleri örnekler aşağı yukarı aynı.

Diyebilirsin ki kardeşim: "E ne güzel işte. Bu konuda alimlerin icması var. Neden bu konuyu kurcalayalım ki! Hem bu kadar hoca efendi yanlış biliyor da, sen mi doğru biliyorsun?"

Kardeşim ben olayın bilmek meselesi olmadığını düşünüyorum. Son derece iyi niyetli bile olabilirler. Ama anlattıklarının yanlış olduğunu görüyorum.

Bunu senin de göreceğine inanıyorum.

Bunun bizim için son derece zararlı ve tehlikeli bir inanç olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

Bu anlatıların Efendimizin anlatığı inanca aykırı olduğunu söylüyorum. Bazen ehli sünnetin inancı özgür irade değil dedikleri halde, ne anlattıklarına bir de birlikte bakalım ve biz de bu şekilde mi inanıyoruz diye kontrol edelim istiyorum.

Sadece ehli sünnet oldukları konusunda hemfikir olduğumuz ve güvendiğimiz bir kaç hoca efendinin söylediklerine bir bakalım.

Şu hoca efendi, düne kadar benim de inandığım şekliyle açık ifadelerle şöyle anlatıyor:

Hoca Efendinin kimliğine kişiliğine atıfta bulunmuyorum. Sadece "ehli sünnetin kader inancı" olarak anlattığı şeye odaklanalım Kardeşim!

Kardeşim! Hoca Efendinin sözlerini çok dikkatli dinle lütfen. Kader diye iman etmemiz gereken birşey var diyor.

Buna iman etmeyen kafir olur diyor. Kader Allah cc ın bizlerin ne yapacağını bilmesidir diyor.

Bu bilmesi, bizim bir işi O'nun yazdığı için yaptığımız anlamına gelmez diyor.

Biz fiillerimizi kendi irademizle yapıyoruz, Allah cc ta bizim ne yapacağımızı biliyor diyor.

Bildiği için de bunları yazdı, yapsınlar diye yazmadı. Bizi serbest bıraktı, tercih bizim diyor.

Zaten yapsınlar diye yazmış olsa cebriyet (zorlama) olur, bu şekilde de imtihan olmaz diyor.

Dikkat et kardeşim 2. dakikadan sonra hatlar karışıyor. 180 derece dönüyor konu. Bu dakikaya kadar Kader Allah cc ın bilgisi derken, 2. dakkadan sonra Kader Allah cc ın takdiri oluyor...

Bu hoca efendinin kafası karışık olabilir, bizim için bu hoca delil de değil zaten. Sadece genelin söylediğinin bir örneği olarak yer vermek istedim. Dediğim gibi ben de tam olarak bu şekilde inanıyordum eskiden.

Şu hoca efendinin de yine kimlik ve kişiliği ile ilgilenmeksizin anlattığına bir bakalım birlikte.

Özetle, Allah cc ın insana hür irade verdiğini, herşeyin insanın kendi seçimlerine göre ilerlediğini anlatıyor. Kul seçer, Allah cc yaratır diyor. 7 dakikalık konuşmada sık sık özgür iradeye vurgu yapıyor.

Bu hoca efendi de yine insanın özgür iradesine vurgu yaparak: "İnsan iradeli ve tercih etme kudreti olan bir varlıktır, bu kudretini kullandığı anda sorumluluk devreye girer" diyor. Sonra birşey oluyor, hatlar karışıyor ve bizim dilememiz bile Allah cc ın dilemesine bağlıdır, O cc dilemezse biz dileyemeyiz bile diyor.

İnsanın tercih etme kudreti var mı diyor, yok mu diyor belli değil. Aynı ilk hoca efendi gibi iki zıt şeyi aynı konu içerisinde konuşarak, kendi içinde çelişiyor.

Bu hoca efendi de yine işlerin, kişinin hür iradesine göre yürüdüğünü, kaderin de, Allah cc ın bunu önceden bilmesi demek olduğunu gayet net ve anlaşılır biçimde anlatıyor.

Hayret hoca efendilerin çoğu evliliğin mutlak kader ismini koydukları bir kapsam içerisinde olduğunu söylerken, bu hoca efendi onu da kapsam dışında ve hür irade çerçevesinde değerlendiriyor.

Kardeşim, daha fazla bu konuda video seyretmek istersen, telefon elinde...

Göreceksin ki bizim değer verdiğimiz, güvendiğimiz hoca efendilerin hemen hemen hepsi aynı şeyi söylüyorlar.

Yani: "insanın özgür iradesi vardır, ne yapıp yapmayacağına kendisi karar verir.

İsterse namaz kılar, isterse içki içer. Bu seçimlerine göre de sevap ya da günah kazanır.

Allah cc bu emeğinin karşılığını da cennet veya cehennemle ücretlendirir.

Eğer özgür irademiz olmasaydı ve istediğimiz gibi davranamıyor olsaydık bu zorlama olurdu.

Allah cc bundan münezzehtir, zira adaletlidir, zira emekleri zayi eden değildir, zira Kuranı Kerimde yüzlerce ayette de bunu açıkça kendisi beyan ediyor" diyorlar.

Hani biz cüz-i iradeye inanıyorduk ya. Hoca efendilerin anlattığına göre, Allah cc sınırlı birkaç şeyi belirlemiş, geri kalan şeylerde özgür bırakmış...

Başlıkları cüz-i irade, anlattıkları özgür irade... İlginç.

Bana ilginç gelen şu detayı da, senin takdirine arz ediyorum kardeşim.

Hoca Efendiler kaderi anlatırken hep sözleşmişler gibi şu şekilde bir giriş yapıyorlar:

"Bu kader meselesi anlaşılması en zor olan konudur."

Bu meseleyi anlamak şöyle zordur, böyle zordur dedikten sonra: "Kader, Allah cc ın kullarının ne yapacağını önceden bilmesi, bildiğini yazması, yazdığını yaratmasıdır şeklinde açıklıyorlar.

Yahu Allah cc aşkına hani anlaşılması zordu? Bu kadar basitmiş ya. Sübhanallah.

Öte yandan, Kaderiyye ve Mutezile denilen ve Kader konusunda bunların söylediklerinin neredeyse aynısını söyleyen mezhebleri, görüşlerinin batıl olduğu konusunda reddederken bambaşka bir tablo çiziyorlar:

"Bu Kaderiyye denilen sapkın mezhep kula yaratıcılık izafe ediyor. Olur mu canım Allah cc karışmıyor" diyorlar.